2012'nin trendleri

Mokasen Ayakkabılar: Maskülen çizgiler, şimdi de ayakkabılara sıçrıyor. Yeni sezonda deri, süet, rugan hatta tüylü; leopardan zebra desenlisine her türlü mokasen raflarda sizi bekliyor olacak. Kısa paça kalem pantolonlarla kombinlemeyi unutmayın. 

Süslü Yakalar: İlkokul günlerine geri dönüyoruz. Servise koşarken boynunuzdan sarkan yakalar, şimdi vitrinlerde kendi etiketlerini sarkıtıyor. Üzeri değerli taşlarla süslü, dantel aplike yakaları, tül gömlekler ya da uzun elbiselerle kullanabilirsiniz.
Bordo – Gri: Bordonun, sezonun ana rengi olduğundan haberiniz yoksa bu dünyada yaşamıyorsunuz ya da şu an tesadüfen bu yazıyı okuyorsunuz demektir. Çünkü moda takipçileri 2012’yi beklemeden bordo stoklarını tükettiler bile. Yenileri gelene kadar, dolabınıza birkaç gri parça eklemeyi deneyin. Özellikle gümüş tonlarını, bordo penye ve haddle çantalarla kullanabilirsiniz.
Beyaz üstüne Beyaz: “Zürefanın düşkünü beyaz giyer kış günü” sözünü geçmişe kazıyacak bir trendle karşı karşıyayız. Montlar, blazerlar, pantolonlar, kazaklar...  Baştan aşağı hepsi bembeyaz; kısacası sloganımız “White on White”. 
z
Sivri Burunlar: Ayakkabı deyince; iğne topuklardan, borulara, yuvarlak hatlardan platformlara kadar biri bitmeden diğerinin modası başlıyordu. Bu döngüde sivri burunlar tarihe karışıyor diyorduk ki, detaylardaki ufak değişiklerle sahnelere dönüşü muhteşem oldu. Sadece topuk kısmı ve parmakları saran, bir yanı açık bir yanı kapalı sivri burun ayakkabıları, 2012’nin en hit parçası olarak geçiyorum. Alışmanız zaman alabilir, ama 2013’te bile ayağınızdan çıkartamayacaksınız.
Kuyruklu Modeller: Haute Couture kıyafetlerde görmeye alışık olduğumuz kuyruklu modeller, modacılara ilham vermiş olacak ki yeni sezonda elbiseden tshirte, etekten gömleğe her yerde kuyruk görmeye şimdiden kendinizi alıştırın. Eğer eteğinizde, önü kısa arkası uzun, kuyruklu bir form uygulamayı seçtiyseniz, üstünüzü düz, tek renkli bir parça ve iri kolyelerle tamamlayabilirsiniz. (alıntı)

day by day

Evet ya sabır adlı yazıma hoşgeldiniz.Son zamanlarda o kadar yorgunum ki bilgisayar karşısına geçip klavyeyi tuşlayamıyorum. sürekli hareket halindeyken kafamdan gecenleri sadece twitter'da paylaşıyorum ve gelen cevaplarla eğleniyorum. çekiliş aralıksız devam ederken şunu söylemeliyim ki beklediğimin yanısıra çok güzel yorumlarda aldım. bu yüzden çok mutluyum,bazen farkında olmayabilirsiniz ama tanımadıgınız insanlar sizi tanıyanlardan daha çok önemsiyor. en azından birkaç dakikasını ayırıp o güzel yorumları sizinle paylaşıyor. Bu arada hediyeler elinize ulaştıktan sonra resimlerini bizimle paylaşırsanız çok sevinirim böylece sahte bir çekiliş yapmadıgımız açığa kavuşmuş olur.Yorumları tektek kontrol edip değerlendiriyorum ve eksik paylaşımları ne yazıkki kabul etmiyorum.
Haftasonu aydın'a gitgel yaparken şu muavinlerden çektiğimi kimseden cekmiyorum. gecen ki yolculuğumda beklediğim otobüs gelmedi. başka bir perondaki araca bindim. bindiğim aracta da 48 numara yoktu. Bana üzerinde Sedat isimli birinin biletini verip 46 numaraya erkek yanına oturttular. genelde böyle şeyleri sorun yapmam ancak yanımdaki kişinin parfüm ve deodoranttan habersiz olacak ki bendeki düşünceler yavaş yavaş değişmeye başladı. Daha sonra "yolculuk nereye" die soran muavine dönüp "beni mi soruyosun yoksa sedat'ı mı dedim?" pardon anlamadım diye karşılık verdi.Biletlere bakıp "valla bilmiyorum buraya nereye gideceğimi yazmamışlar" dedim. gıcıklık sardı ya şimdi dört bir yanımı uğraş dur. sonra muavin gülüp "biletinize bakabilir miyim?" dedi bende eğilip "hangisine?" dedim. yanımdaki kızlar ayrı bir koptu zaten. bense daha fazla dayanamayıp "aydın kardeşim aydın yaz" dedim. onlarda aynı dertten muzdarip ki başına gelenleri anlattılar. hayır madem sigortalıyorsunuz yolcuları adam akıllı iş yapın. Firmayı kötülemek bir yana zor durumda kalmadıgım sürece asla Pamukkale'ye(bizim taktıgımız isimle yamukkale'ye) binmem.
Dün akşamda tam uyuycaktım,tak telefon! nişanlım bayılmış, düşerken kafasını çarpmış,acile götürmüşler anca kendine gelmiş, serum yemiş. Bana afakanlar bastı gece gece uyuyamadım. İstanbul'da oldugu için yanında olamadım.Talihsiz bir haftanın başlangıcı oldugunu pazar akşamı gayet iyi anladım.
Bugünse iş çıkışı biton tivibu ile uğraştım nalet olsun varya ttnet'ten de sogudum.Şikayet dilekçesi bıraktım,biton eksik bilgilendirme oldugundan yakındım.Eve iki kere gitgel yaptım.Yani günün cinnet mesaisinide bugünlükle bitirmiş oldum. Geçirmiş oldugum haftasonu ve bugünkü 4 saat boyunca anladımki bende bildiğiniz taş sabrı varmış ve cidden bi cinnet herşeyi hallediyormuş.

la match nail

 bu aralar tırnak takıntımı anlamış değillim. ama bu konuda cidden kendimden sıkıldım.gecenlerde izmirde bir eşya fuarı olmuştu o zamanlarda bunu görüp almış dolabımda bir yerlere fırlatmıştım.Dün gözüme iliştiler elime aldıgım gibi seti uyguladım.Alırken satıcı kızın tırnaklarına özenerek aldım ve pişman olmadım:) gayet başarılı buldum.kagıt yapışkanlarlada kullanmanız mümkün ancak yapıştırıcı kadar sağlam durmuyor. Suya dayanıklı değil o yüzden yapıştırıcı ile kullanıp sıcak suda çıkarmanızı öneririm. daha sonrasında kendi tırnagınızdaki kalıntıyı temizlemek içersinde solüsyonuda mevcut böylece tırnagınıza zarar gelmeden kalıntıları temizleyebilirsiniz.Sitesinde kendi tarzınıza uygun daha fazla desen bulmanız mümkün.Ayrıca yanında hediye ettikleri kolay uygulamalı göz farına bayıldım. Kagıdı gözünüze bastırarak çekiyosunuz harika bir göz makyajınız 5 sn'de hazır.